Zeminin, üzerinde yürünen bir yüzey değil işletmenin bir parçası olduğunu düşünüyoruz. Bir fabrikada zemin üretimin hızını, bir hastanede hijyen standardını, bir otoparkta trafik güvenliğini doğrudan etkiler.
Misyonumuz, her tesise o tesisin ihtiyacına göre doğru zemin çözümünü sunmak — en pahalısını değil, en uygununu. Yanlış seçilmiş bir yöntem kusursuz uygulansa bile birkaç yılda yenilenmek zorunda kalır; bunun maliyetini müşterimize yaşatmamak temel işimizdir.
Keşifte neye bakıyoruz?
Bir zemin için doğru yöntemi belirleyen dört soru var ve dördü de telefonda cevaplanamaz:
- Zemine ne biniyor? Dolu forkliftin geçtiği güzergâh ile personelin yürüdüğü koridor aynı çözümü kaldırmaz. Yükün her zaman aynı hattan geçtiği yerlerde aşınma da o hat boyunca ilerler.
- Zemine ne dökülüyor? Yağ, deterjan, asit ya da gıda atığı — dökülen maddenin cinsi kaplamayı doğrudan belirler. Asit teması olan bir alanda standart reçine sistemi baştan yanlıştır.
- Isı ve güneş var mı? Sıcak suyla yıkanan alanlarda sert kaplamalar çatlar; açık alanda doğrudan güneş altında sararır. Bu iki koşulda malzeme grubu tamamen değişir.
- Tesis ne kadar süre durabilir? Kuruma süresi ürün seçimini doğrudan belirlediği için bu soru en başta sorulur. Çoğu projede tesisin tamamen kapanması gerekmez; iş etaplanır.
Söz verirken neye dikkat ediyoruz?
Görmediğimiz bir zemine fiyat vermiyoruz. Sahayı görmeden verilen rakam ya müşteriyi yanıltacak kadar düşük ya da işi kaybettirecek kadar yüksek çıkar; ikisi de doğru değil. Keşif ve ölçüm bu yüzden ücretsiz.
Bir yöntemi önerirken neden önerdiğimizi de anlatıyoruz. Müşterinin, kendisine sunulan seçenekler arasındaki farkı anlaması, işin uzun vadede doğru gitmesinin en güvenilir yolu. Anlaşılmadan kabul edilen bir teklif, teslimde tartışmaya dönüşüyor.
Teslimde zemini bakım talimatıyla birlikte bırakıyoruz. Yanlış kimyasalla yapılan günlük temizlik, doğru uygulanmış bir yüzeyi bile birkaç yılda mat bırakabiliyor — bu bilgi işin parçası.
Teklifi nasıl kuruyoruz?
Bir alanın tamamına aynı çözümü yazmak teklifi hazırlamanın en kolay yolu, ama nadiren en doğrusu. Aynı binada lobi, üretim alanı ve otopark birbirinden farklı şeyler ister; hepsine en yükseğini uygulamak gereksiz maliyet, hepsine en ekonomiğini uygulamak ise kısa ömür demektir. Teklifi bu yüzden alan alan ayırıyoruz — hangi bölgeye ne uygulandığı ve neden uygulandığı yazılı oluyor.
Çoğu projede tesisin tamamen kapanması gerekmez. İş, vardiya araları, hafta sonu ya da planlı duruş penceresine sığacak etaplara bölünür. Her etap kendi içinde bitirildiği için kullanıma açık bölgede yarım yüzey bırakılmaz. Bir işi bir seferde bitirmek yerine birkaç geceye yaymak, duran üretimin maliyeti hesaba katıldığında çoğu tesis için daha ucuza gelir.
