Kurumsal

Vizyonumuz

Bölgenin en güvenilir zemin markası olmak.

Zemin sektöründe işin kalitesi çoğu zaman teslim gününde değil, üçüncü yılında belli olur. Vizyonumuz, o üçüncü yılda da arkasında durulabilen işler yapmak.

Ölçülebilir iş

"İyi oldu" bir ölçü değil. Bir zemin işinin doğru yapılıp yapılmadığı; yüzey hazırlığının derecesi, betonun nem oranı, uygulanan kalınlık ve onaylanan örnek alanla karşılaştırma üzerinden anlaşılır. Bu ölçülerin her projede konuşulur olmasını, sektörde istisna değil standart haline gelmesini istiyoruz.

Gerekçesiyle anlatılan karar

Bir tesise epoksi mi poliüretan mı, silim mi kaplama mı önerdiğimizin bir sebebi var ve bu sebebin müşteriye anlatılabilir olması gerekiyor. Teknik terimlerle kapatılan bir teklif, müşteriyi karşılaştırma yapamaz hale getiriyor. Hedefimiz, karşımızdakinin bizim önerimizi başka bir teklifle karşılaştırabilecek kadar anlamış olması.

Teslimden sonrası

Bir zeminin ömrü, uygulamadan sonra nasıl kullanıldığına da bağlı. Bu yüzden işi tamamlanmış saymak yerine, bakım rejimi ve kullanım koşulları üzerinden takip edilebilir bir ilişki kurmayı hedefliyoruz. Zeminin nerede ve neden yıprandığını bilmek, bir sonraki projede daha doğru karar vermemizi sağlıyor.

Kapsam

Beton silim ve parlatmadan epoksi ve poliüretan kaplamaya, asfalt uygulamasından yatay-düşey trafik işaretlemeye kadar zeminle ilgili işlerin tamamını tek elden yürütüyoruz. Bunun sebebi kapsamı büyütmek değil: aynı alanda birden çok firma çalıştığında sorumluluk sınırı bulanıklaşıyor ve sorun çıktığında kimsenin üstlenmediği bir bölge kalıyor.

Türkiye genelinde çalışıyoruz. Ekip ve ekipman işin olduğu şehre gidiyor; keşif her bölgede ücretsiz.

Sektörde değişmesini istediğimiz şey

Zemin işinde en sık karşılaştığımız durum, müşterinin daha önce yaptırdığı bir uygulamanın neden bozulduğunu bilmemesi. Çoğu zaman sorun uygulanan üründe değil, o ürünün o alana hiç uygun olmamasında oluyor. Sıcak suyla yıkanan bir üretim alanına sert bir kaplama uygulandığında çatlaması kaçınılmaz; kimse kötü niyetli olmasa da sonuç aynı.

Bunun önüne geçmenin tek yolu, kararın gerekçesinin baştan yazılı olması. Hangi alana ne uygulandığı, o alanda nelerin beklendiği ve hangi koşulda ne kadar dayanacağı konuşulduğunda, birkaç yıl sonra ortaya çıkan sorun tartışmaya değil çözüme dönüşüyor.

Büyümeyi nasıl anlıyoruz?

Hedefimiz daha çok iş almak değil, aldığımız işin arkasında durabildiğimiz bir ölçekte kalmak. Aynı anda taşıyabileceğimizden fazla iş üstlenmenin bedelini her zaman saha ve müşteri ödüyor. Bu yüzden takvim, kapasitemize göre planlanıyor; veremeyeceğimiz tarihi vermiyoruz.